OKUL ÖNCESİ EĞİTİM

Başak Çocuk Anaokulunda geleceği şekillendirme; anne babalarla, ulusal ve evrensel değerleri benimsemiş, sorumluluğunun bilincindeki donanımlı ekimizle yapılmaktadır. Anaokulunda çocukların gelişim düzeyleri, ilgi alanları ve ihtiyaçlarına göre hazırlanan HİGH SCOPE eğitim programı uygulanmaktadır. Bu program sayesinde kendisini tanıyan, öz güveni gelişmiş, yaratıcılığı destekleyen eğitim anlayışıyla, aile katılımına olan desteği ile ulusal ve uluslar arası düzeyde bilinen ve tercih edilen bir kurum olmaktır.

Anaokulu çocuğun yaşamındaki ilk gerçek sosyal deneyimdir. Çocuğun merkez olduğu ve tüm ilginin üzerinde olduğu bir ortamdan uzaklaşıp ilgiyi, sevgiyi paylaştığı, bir düzen içinde grup halinde hareket ettiği, beklemeyi, sabretmeyi öğrendiği, tüm ihtiyaçlarını karşılaması için desteklendiği ilk ortamdır. Çocuk anaokuluna giderek öncelikle düzen öğrenir. Her gün aynı saatte kalkıp, aynı düzen içinde okuluna gitmektedir. Bu ev yaşamında da düzen sağlar. Belirli bir saatte yatmayı, düzenli olarak kahvaltı etmeyi öğrenir. Düzenli ve sürekli arkadaşlıkları olur. Arkadaşlarını aramaya başlar, onlar tarafından aranır. Arkadaşlık ve arkadaşlarıyla paylaştıkları önemli olmaya başlamıştır. Anne-babası dışında öğretmeni ve okuldaki arkadaşları hayatında önemli olmaya başlar. Başka insanlarla ilişki kurmayı ve ilişkilerini sürdürmeyi öğrenir. Kabul görmek, kabul etmek gibi sosyal kavramlar gelişmeye ve önem kazanmaya başlar. Yaşayarak, deneyerek öğrenme fırsatı elde eder. Her tür bilgi grupla etkileşim halinde öğretilmektedir ve mümkün olduğunca çocukların birçok duyusuna hitap edebilecek bir öğretim planı uygulanır. Bu nedenle çocuğa evde öğretilen sistemsiz ve düz bir bilgiye oranla çok daha kalıcı ve muhakemeye olanak veren zengin bir öğrenme ortamı sağlanmaktadır. Bu tarz öğrenme çocukta sürekli bir öğrenme isteği ve ihtiyacı yaratmaktadır.

Tüm bu bilgi ve deneyimin 6 yaşından önce kazanılmasının asıl önemi, çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimi için bu yılların çok önemli yıllar oluşudur. Bu dönemde edinilen bilgiler hem çok kolay öğrenilmekte hem kalıcı olmakta hem de öğrenme alışkanlığı geliştirmek açısından önem taşımaktadır. Anaokuluna giden çocukların gitmeyenlere oranla ilkokulda çok daha uyumlu ve başarılı oldukları bilinmektedir. Ayrıca sosyal uyum ve arkadaşlık geliştirme becerileri açısından okul öncesi eğitim almış olan çocuklar çok daha şanslı olmaktadır. Okul öncesi eğitimin başka bir önemi de çocukların gelişimlerinin takip edilmesidir. Çünkü anne-babalar çocuklarının gelişim alanlarını dikkatle takip edebilecek bilgi ve beceriye sahip olmayabilirler. Ayrıca her çocuk gelişiminin bazı alanlarında sorunlar yaşayabilir, ileriki yaşlarda yaşaması olası bazı problemlere ait ipuçları verebilir. Bu belirtileri fark etmenin ve en uygun müdahalenin ne olduğuna karar vermenin en iyi yolu çocuğun anaokulu gibi yapılandırılmış bir ortamda düzenli şekilde takip edilmesidir.

Yaşamın temelini oluşturan okul öncesi dönemde yapılan tüm eğitimsel çalışmaların öğrencilerimize anlamlı katkılar sağlaması için eğitim ilkelerimiz:

* Gelişim özellikleri dikkate alınarak, bireysel farklılıklarına uygun eğitim programları geliştirmek ve eğitim ortamı düzenlemek,

* Tüm gelişim alanlarında etkin destek sağlayarak ilköğretime hazırlamak,

* Kendilerini özgürce ifade edebilecekleri saygı, sevgi, işbirliği, yardımlaşma, hoşgörü, paylaşma, duygu ve davranışlarını geliştirebilecekleri demokratik eğitim ortamları sunmak,

* Öğrenci merkezli aktif ortamları oluşturmak,

* Aileleri eğitim ortamına dahil etmek.

* Yüksek kalite anlayışı içinde etkili bir uygulama ve değerlendirme sistemi geliştirerek uygulamaya koymaktır.

ÖZEL BAŞAK KOLEJİ İLKOKUL

Eğitimde kara tahta yerini akıllı tahtaya; siyah önlük yerini serbest kıyafete; “ sus sessizce dersi dinle “ anlayışı  “ konuş, anlat, eleştir, görüşünü söyle “ yaklaşımına bıraktı. Günümüzde okulun işlevi oldukça değişti. Önceden okuldan bireylere sadece okuma yazmayı öğretmesi beklenirdi. Şimdilerde ise okulun bireylere evrensel değerleri, çevre bilinci, duyarlı insan olmayı, barışı ,  dostluğu , insan sevgisini , günlük yaşam içerisinde gerekli davranışları öğretmesi ve bütünüyle Milli ve manevi değerlere sahip bir birey olarak yetişmesi bekleniyor.

Artık kütüphaneler yerini portallara, sözlüklere ve sanal ansiklopedilere bırakıyor. Cep  telefonunun kullanıldığı her yerden artık bilgiye ulaşmak çok kolay. Kütüphanede kitap bekleme dönemi oldukça gerilerde kaldı. İnternette yayınlanan bir kitabı veya bilgiyi aynı anda milyonlarca kişi okuyabilmekte, okuduklarına ilişkin yorumlarını aynı sayfayı okuyan kişilerle anında paylaşabilmekte ve görüş alışverişinde bulunabilmekte. Bilgiye ulaşmanın değiştiği, kolaylaştığı, hızlandığı günümüzde bugün doğru dediklerimize yarın yanlış diyebiliyoruz. Bu nedenle bugün öğrendiklerimiz yarın hiçbir şey ifade etmiyor. O yüzden bilgi hamalı olmanın ya da çocuklarımıza bilgi yüklemenin bir anlamı kalmıyor. Onun yerine yeni nesiller için bilgiye ulaşmanın yolunu bilmek ve bilgiyi kullanmayı öğretmek daha önemli hale geliyor.

Bu sebepledir ki; ezberi bir kenara bırakan, öğrenmeyi öğrenen, eleştiren, sorgulayan, değerlendiren, analiz eden ve sentezleyen bir eğitim anlayışı içerisinde değerler eğitimini uygulayarak milli ve manevi değerlerine bağlı bir gelecek için çalışmalarımıza yenilerini de ekleyerek devam ediyoruz.

ÖZEL BAŞAK KOLEJİ ORTAOKUL

Eğitimde kara tahta yerini akıllı tahtaya; siyah önlük yerini serbest kıyafete; “ sus sessizce dersi dinle “ anlayışı  “ konuş, anlat, eleştir, görüşünü söyle “ yaklaşımına bıraktı. Günümüzde okulun işlevi oldukça değişti. Önceden okuldan bireylere sadece okuma yazmayı öğretmesi beklenirdi. Şimdilerde ise okulun bireylere evrensel değerleri, çevre bilinci, duyarlı insan olmayı, barışı ,  dostluğu , insan sevgisini , günlük yaşam içerisinde gerekli davranışları öğretmesi ve bütünüyle Milli ve manevi değerlere sahip bir birey olarak yetişmesi bekleniyor.

Artık kütüphaneler yerini portallara, sözlüklere ve sanal ansiklopedilere bırakıyor. Cep  telefonunun kullanıldığı her yerden artık bilgiye ulaşmak çok kolay. Kütüphanede kitap bekleme dönemi oldukça gerilerde kaldı. İnternette yayınlanan bir kitabı veya bilgiyi aynı anda milyonlarca kişi okuyabilmekte, okuduklarına ilişkin yorumlarını aynı sayfayı okuyan kişilerle anında paylaşabilmekte ve görüş alışverişinde bulunabilmekte. Bilgiye ulaşmanın değiştiği, kolaylaştığı, hızlandığı günümüzde bugün doğru dediklerimize yarın yanlış diyebiliyoruz. Bu nedenle bugün öğrendiklerimiz yarın hiçbir şey ifade etmiyor. O yüzden bilgi hamalı olmanın ya da çocuklarımıza bilgi yüklemenin bir anlamı kalmıyor. Onun yerine yeni nesiller için bilgiye ulaşmanın yolunu bilmek ve bilgiyi kullanmayı öğretmek daha önemli hale geliyor.

Bu sebepledir ki; ezberi bir kenara bırakan, öğrenmeyi öğrenen, eleştiren, sorgulayan, değerlendiren, analiz eden ve sentezleyen bir eğitim anlayışı içerisinde değerler eğitimini uygulayarak milli ve manevi değerlerine bağlı bir gelecek için çalışmalarımıza yenilerini de ekleyerek devam ediyoruz.

ÖZEL BAŞAK ANADOLU LİSESİ

Her yıl binlerce öğrencinin üniversite sınavları öncesinde ve sonrasında yaşadığı sıkıntıya, heyecana ve tedirginliğe hepimiz tanığız. Aylarca süren bu sıkıntı sınav günü geldiğinde Türkiye’nin gündemine oturuyor, öncesinde ve sonrasında tartışmalar eksilmiyor. Diyelim öğrenci sınavı kazanıyor bu kez istediği bölümü kazananların azınlıkta olduğu, çoğunun düşlediği meslekle uzaktan yakından alakası olmayan bölümlere girdiği gerçeği yüzümüzde tokat gibi patlıyor.

Çünkü mutsuz, hayalsiz ve geleceksiz bir gençliğe hiç kimse arkasını dönemiyor. Bu gerçek gençler ve aileleri kadar eğitimcilerin de canını yakıyor. Çözümler üretiliyor, uygulamaya sokulmaya çalışılıyor ya da Türkiye’nin gerçeklerine uymuyor diye vazgeçiliyor.

Özel Başak Anadolu Lisesi tüm bu olumsuzlukları aşmaya yönelik uyguladığı eğitim modeliyle gençlerimize farklı bir seçenek oluşturdu. Uyguladığı birçok alanda ki farklı projeleri ile eğitimi kalite standartlarının üstünde bir seviyeye getirdi. Burada hedeflenen geleceğe her yönde güçlü bireyler kazandırmak.  Teknik , tarih, coğrafya , edebiyat , matematik ve fen gibi pek çok bilimsel konuyu eğlenceli deneyler ve gezilerle pekiştirerek öğrencilerimize sunarak, onları hem hayatın hem de bilimin keyifli yüzüyle tanıştırmak.

Bu sayede  gençlerimiz sınav ve gelecek stresinin çok yoğun olarak yaşandığı lise döneminde daha rahat ,  ne istediğini bilen , kendini tanıyan ve gelecek kaygısından uzak bireyler olarak güvenle eğitim hayatına devam ediyor ve kendinden emin adaletli , üretken ve cesur bireyler olarak yaşam içerisindeki  yerlerini alıyorlar.